15 Ekim 2009 Perşembe

PHILIPS RATIONALIZER - OFİS KEŞİFLERİ :)

Hepimiz gün içerisinde stres yaşıyoruz. Yok ben yaşamıyorum diyen varsa muhtemelen yalan söylüyordur. Eğer gerçekten yaşamıyorsa ben kendisiyle tanışmak isterim. Yeni bir ürün keşfettim Philips Rationalizer. Bu ürün kullanıcısının mantık sınırlarını daha doğrusu mantıklı karar verme sınırını geçtiğini haber veriyor. Peki bu nasıl oluyor? (Tam benlik)Rationalizer iki bölümden oluşuyor. Birincisi EmoBowl diğeri ise EmoBracelet. EmoBowl tamamiyle sizin duygularınızı yansıtan bir ayna gibi. Her ikiside yüksek stres algıladığında durmanız ve nefes almanız için size kırmızı ve turuncu tonlarda yanarak haber veriyor. Philips Rationalizer evlerinde çalışan online yatırımcılar için tasarlanmış ve erkekler üzerinde daha iyi çalışacağı belirtilmiştir. Ürünün erkekler üzerinde daha iyi çalışmasının sebebi ise erkeklerin daha duygusal yatırımcılar olmasından kaynaklamasıdır. Bu cümleyi okuyunca bende şaşırdım bunun tam tersi olması gerektiğini düşünüyorum. Teknoloji ile sürekli iç içe olan hayatımız daha da yoğunlaştıkça denge ve sakinleşmeye olan ihtiyacımızda artmaktadır. Bence herkesin böyle bir ürüne ihtiyacı var. Tabiki böyle bir ürünün satılmaya başlanması biraz zaman alacak ama pazar trendlerine bakarsak yakın bir gelecekte bu tarz ürünlerle çok karşılaşacağımızı düşünüyorum.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

EGOSURFING

Uzunca bir aradan sonra - ee artık ufak bir tatil içerisinde olduğumdan - rahat rahat blogumda yazabilirim. Bugün sabah kalktığımda bir yazı okudum ve bu beni baya düşündürdü. Kibir sektörde ne kadar işimize yarıyor? Buna tam anlamıyla kibir demek aslında doğru olmaz. Bireysel PR daha doğru olur. Kabul etmek gerekirse hepimiz hakkımızda neler konuşulduğunu bilmek ve işlerimiz arkasından aynı sektördekiler konuşsun isteriz. Hatta benim kendi düşünceme göre WOM'u en iyi kullandığımız alan da kendimizdir. Kendi kendimizin PR uzmanı olmamız birazda zorunlu bir duruma dönüşmüş olsa da bunu yapmayı seviyoruz. Günümüzün dünyasında tekrarlıyorum bu kibir değil daha çok ihtiyaç. Hafif rekabet ortamı iyidir ben bu ortamı pazarlamadaki"Pembe Fil" teorisine tam olarak uyduruyorum. Sabah okuduğum yazıya geri dönersek bunun adı "ego search" yani "egosurfing". Şirketinizi ya da kendinizi online dünyada araştırmanız. Ego Search'ünüzü Google Alerts ve Twitter Search'le hemen otomatikleştirebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için bir çok yolunuz var. Ben mesela Google Alerts'i tercih ediyorum sabah kahvenizin yanında arattığınız kelimenin sonuçlarını okumak baya zaman kazandırıcı oluyor. :) Peki siz bugün Egosurf'ünüzü yaptınız mı?

3 Haziran 2009 Çarşamba

ZERO HİKAYESİ

Zero 1996'da doğdu ve önce Milano'da, daha sonra da Roma, Torino, Bologna, Floransa, Napoli ve Veneto'da yayımlandı. Şehirlerdeki etkinlikleri sunan bir dergi olarak İtalya'daki konserler, partiler, sanat olayları, şovlar, sinema gösterimleri, festivaller için kılavuzluk etmekte olan Zero, kalitesi ve stili ile okurları tarafından sahiplenilerek, kısa sürede bu alanda İtalya'nın en çok okunan dergisi oldu.
Zero İstanbul'daki aktiviteleri kaliteli özgün bir biçim, eleştirel ve eğlenceli bir içerikle sunarak bu alandaki ihtiyacı karşılar. Zero İstanbul'da yapılabilecek en iyi etkinlikleri önceden tanıtarak şehir hayatını takip etmek isteyenler için bir radar işlevi görecektir. Aldığı sürekli bilgi akışı sayesinde, alt kültür grupları dahil, mevcut yaşam tarzlarını gözlemleyip sunarak şehir kültürünü dolaylı yoldan belirleme gücüne sahiptir. Zero sürekli gelişen ve hemen fark edilebilir bir dergi olarak tanınmıştır. Dış etki altında kalmadan kendi içeriğini özgünce hazırlar. Yayımladığı bilgilerin kalitesi ve tarzıyla dergi, bir Zero stili yaratmıştır. Sağladığı aktif ve yaratıcı ortamla İstanbul'da neler yapılabileceğine karar vermek için gereklidir. :)

ZERO'YU SEVİYORUMMMMMM :):):) Reklam kokan bir yazı gibi oldu ama alakası yok :) Sadece sevgi...

29 Mayıs 2009 Cuma

YAZ VE RAHATLA

Yer: Brighton, İngiltere. Aktivite: Tebeşir bazlı forum. Şimdi bu nasıl olabilir diye düşünebilirsiniz. Mesajlarınızı tebeşirle yerlere yazıyorsunuz ve herkes okuyor. İtiraf.com’un yerde olanı J Kötü anlamda değil gerçekten dedikodularınızı ve itiraflarınızı yere yazıyorsunuz.. Çok yaratıcı olabiliyorsunuz. Söylemek istedikleriniz içinizde kalacacağına yerlere yazın. Adını dağlara taşlara yazdım demek tam anlamıyla doğru olmasa da kısmen doğru oluyor. İlk başta forum gibi gözüksede aslında dedikodularınızı yazabileceğiniz bir yer. Rahatlama forumu olarak adlandırmak istiyorum ben bu aktiviteyi. Yaz dedikodunu ve yürü geç. Ayrıca günümüzün yeni reklam mecralarını arıyoruz bundan iyisi bulunamaz heralde hem ücretsiz hem yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Bu aktivite sizce İstanbul’da nerde yapılabilir?

12 Mayıs 2009 Salı

MAKARNAMSI HAREKETLER

Kuruluşunun 20. yılını kutlayan ve 2008’i ekonomik krize rağmen %36 büyüyerek kapatan Selva, makarnanın tarifini değiştirerek Tüketici Akademisi 2009 Kalite Ödülü’nü kazandı. Selva Gıda şimdi de büyük bir reklam kampanyasına adım atıyor.
Selva Gıda’nın yeni reklam yüzü olan ünlü oyuncu Uğur Yücel, reklam filmlerinde verdiği makarna tarifleriyle tüketiciyi makarna şölenine davet ediyor.
Önümüzdeki günlerde yayına girecek olan yeni reklam filminde ünlü oyuncu Uğur Yücel’i bir mutfakta 40 yıllık aşçı edasıyla izliyoruz. Tüketiciye makarnanın tarifini yeniden yapan Uğur Yücel, mutfağa dair tüm hünerlerini bu reklam filminde sergiliyor.
Son dönemin en popüler ve en çok izlenen dizilerinden olan “Canım Ailem”de canlandırdığı “Samim” karakteriyle sevenlerinin gönlünü bir kez daha fetheden usta oyuncu Uğur Yücel, “Selva”nın reklam filmlerinde, deyim yerindeyse tüketiciyi lezzet şölenine sürüklüyor.

FESTİVAL MEVSİMİ BAŞLADI

Müziğin ve eğlencenin vazgeçilmez markası Miller’ın düzenlediği, Türkiye’nin en “taze” müzik festivali Miller Freshtival başlıyor. Müzik dünyasının yeni ve gizli keşifleri, tam gün sürecek bu festivalde ilk kez karşınıza çıkıyor. Adını yeni duyurmaya başlamış taptaze yerli ve yabancı gruplar, günün erken saatlerinden itibaren Miller Freshtival’da sahne alacaklar.
“Miller Freshtival”, 30 Mayıs 2009 tarihinde Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek. Miller Freshtival’da Amy Winehouse’un tahtına aday gösterilen vokal tekniği ile liste başı olan Gabriella Cilmi’nin yanı sıra, son dönemin adından en çok söz ettiren isimlerinden İngiliz grup Friendly Fires, Manchester’lı electro pop grubu The Whip, kendine has bir pop tarzı yaratan Joakim ve yeni albümlerinden şarkılar da seslendirecek olan Portecho gibi güçlü isimler müzik severlerlerle buluşacak.
Kapılarını 14:00’dan itibaren müzik severlere açacak olan Miller Freshtival, müziği ile olduğu kadar, konsepti, mekan düzenlemeleri ve müziğe paralel olarak sanatın çeşitli dallarına taze dokunuşları ile de Türkiye’deki diğer festivallerden ayrışacak; festivalin ilk saatlerinden itibaren film, fotoğraf, moda tasarımı alanlarında müzik konseptli performanslar sergilenecek. Miller Freshtival’ın katılımcıları, benzersiz gündüz etkinliklerini deneyimleme şansını yakalarken, müziğin tadını güneşin ısıtacağı çimlerin üzerinde muhteşem deniz manzarası karşısında çıkaracaklar.
Pozitif, İKSV ve Devrialem.biz’in katkılarıyla düzenlenen Miller Freshtival, tazeliği ve özgünlüğüyle yaza damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Detaylı bilgi için: http://www.millerfreshtival.com/

Türkiye’nin en taze festivali için biletleri http://www.biletix.com/’dan temin edebilirsiniz.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

BÜTÜN KADINLAR SOSYAL MEDYA UZMANI

Sosyal medya stratejileri ve kadın erkek ilişkileri. Uzaktan baktığınızda pekte alakalı gözükmüyor aslında birebir bağlantılı. Her stratejiyi ilişkinizde kullanabilirsiniz. Eğer birde gözlemciyseniz ve hedef kitle konusunda iyiyseniz çözemeyeceğiniz hiç bir problem yok. Aslında ben bugün sosyal medya hakkındaki yazıya devam edicektim ama bu konu hakkında düşünmeye başladım. Eski ders kitaplarıma kadar baktım çözüm çok basit. Sadece işinizi birazcık hayatınıza taşımanız gerekli.. biraz brain storming biraz yaratıcılık sizde büyük resmi görebilirsiniz.
Seyretmiş olduğum bir film aklıma bu fikri getirdi. "He is not that into you".. ve ordaki bir cümle "Artık kendimi daha çekici kılmak için kuaföre gitmiyorum sadece Facebook hesabımı güncelliyorum." ve bir diğeri "7 farklı teknolojiden 7 farklı çeşitli terk edibiliyoruz." Bu kadar çok terkedilme teknolojisi varsa bu teknolojiler doğru kullanılırsa neler olabileceğini düşünün. Sosyal medya artık hayatımızın her yerinde. Cool bir Facebook hesabımı yoksa harika yapılmış saçlarmı? Tambir Cosmogirl sorusu ama öyle.. Kendi profilinizden daha fazla erkek/kız arkadaşınızın profilini biliyorsanız size sosyal medya kölesi diyebiliriz. Diyelimki bu sistem Facebook.. Siz her application'ı her fan page'i biliyorsanız her değişikliğe adapte olabiliyorsanız bu bilgilerinizi neden kullanmayasınız. Düşünmeden edemiyorum acabak kaç kişi (bayan demek isterim) bir sosyal medya uzmanından daha çok sosyal medya uzmanı. Hiçbir zaman kabul etmeyeceğimiz bir şey ama biz zaman zaman Facebook ve diğer sosyal ağlarda yaşıyoruz. Biraz pazarlama stratejisi oldschool yada new age.. ve Taadammmm süper cool bir facebook profili ve hazırsınız artık... Eğer herşey stratejiyse ve sosyal medya hayatımızı yönetmeye başlamışsa neden hala bazı soruların cevabını bulamıyoruz diye sorabilirsiniz. Eksik olan "aşk".. istediğinizi yapın çözmeye çalışın o eksikse elinizde aslında iyi olmayan fakat güzelmiş gibi gösterdiğiniz bir boşluktan başka hiç bir şey yok...